İçerik değiştir



- - - - -

Haftanın Kitabı !


  • Yanıtlamak için giriş yapın
bu konuya 81 yanıt verildi

#41 DKNH

DKNH

    εїз Black Mamba 24 km/h hız yapar..

  • Muhabirler
  • 9.404 Mesaj
  • Cinsiyet:Bayan
  • Konum:Yok ki benim bir yedeğim

Gönderim zamanı 06.02.2009 - 18:11

10 ay 10 kitaba çok diyorsanız
arada kitap okuyun derim
ama bu süreçte sanırım bi 30 kadar kitap okudum
hepsini buraya eklemiyorum : )
Gönderilen Resim
Yoktun ve Tanrı bu ihtimalden hiç bahsetmemişti....

#42 Hammurabi

Hammurabi

    Onun için takıntı haline geldik

  • Üyeler
  • 1.804 Mesaj
  • Cinsiyet:Bay
  • Konum:Di li Geçmiş zaman. hani şu uğruna cihan değen var ya...
  • İlgi Alanları:İlgilenmeye değecek HERŞEY.

Gönderim zamanı 06.02.2009 - 18:22

pardon ben bu sürecin on ay olduğunu anlamadım tarihe bakmadım bir haftalık sandım :) şahsi rekorum 3 ayda on yedi kitapdır çoğuda siyasal tarih di *heyo
okumak gibisi var mı yahu keşke gine kafam o kadar rahat olabilse de tekrar o tempoyu yakalayabilsem hekim ktiabına başladım 100 sayfada kaldım tamam kitap 700 küsür sayfa ama ben bir kitabı bir gecede okumuş adamım oda melekler ve şeytanlar ama allah var sürükleyiciydi :)
okumanın muhabbetini bile yapmak çok hoşuma gidiyor açıkcası umarım kafa şişrmemişimdir
saygılar iyi okumalar
Beni övücü sözleri bırakınız geleceğe dair planları konuşalım.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)

#43 DKNH

DKNH

    εїз Black Mamba 24 km/h hız yapar..

  • Muhabirler
  • 9.404 Mesaj
  • Cinsiyet:Bayan
  • Konum:Yok ki benim bir yedeğim

Gönderim zamanı 06.02.2009 - 18:31

yok yok
severim bende kitaplardan konusmayı
uçurtma avcısını okuyodum bende
biri kanlı kartal daha güzel ona geç dedi ona başladım
: )
Gönderilen Resim
Yoktun ve Tanrı bu ihtimalden hiç bahsetmemişti....

#44 Hammurabi

Hammurabi

    Onun için takıntı haline geldik

  • Üyeler
  • 1.804 Mesaj
  • Cinsiyet:Bay
  • Konum:Di li Geçmiş zaman. hani şu uğruna cihan değen var ya...
  • İlgi Alanları:İlgilenmeye değecek HERŞEY.

Gönderim zamanı 06.02.2009 - 18:35

kitap yarıda bırakırmısın bırr düşüncesi bile ensemde bi ağrıya sebep oluyor
birşeyi yarım bırakmak kesinlikle bana göre değil yenisine başlayamam asla dizi falan izlemiyorsan illaki fırsat bulursun okumaya itiraf edeyim benim okumamdaki engel de travian oyunu :)
Beni övücü sözleri bırakınız geleceğe dair planları konuşalım.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)

#45 DKNH

DKNH

    εїз Black Mamba 24 km/h hız yapar..

  • Muhabirler
  • 9.404 Mesaj
  • Cinsiyet:Bayan
  • Konum:Yok ki benim bir yedeğim

Gönderim zamanı 27.02.2009 - 16:10

Gönderilen Resim

Kanlı Masallar
Craig Russell


Çeviren: Boğaç Erkan

Hamburg yakınındaki kasvetli bir kumsalda bir genç kız cesedi bulunur. Kızın katılaşmış parmaklarının arasına sıkıştırılmış bir mesaj vardır: "Yeraltındaydım ve artık eve dönme zamanım geldi..."
Hamburg Cinayet Masası Başkomiseri Jan Fabel bu işi yapan karanlık ruhun çarpık düşünce yapısını kavramaya çalışmaktadır. Dört gün sonra, gene Hamburg yakınlarındaki ıssız bir ormanın derinliklerinde, gırtlakları boydan boya yarılmış bir kadın ve erkek cesedi bulunur; bu kez, kurbanların avuçlarına, aynı takıntılı elyazısıyla not edilmiş "Hänsel" ve "Gretel" isimleri iliştirilmiştir.
Çok geçmeden, işlenen her yeni cinayetin, yaklaşık iki yüzyıl önce Grimm Kardeşler tarafından derlenen halk masallarına yapılan korkunç bir gönderme olduğu anlaşılır.
Başlatılan sürek avının hedefi, kadim halk masallarında saklı, en karanlık, en derin korkuları deşmekte olan bir seri katildir.
Öldürüp karanlıkta kaybolan yırtıcı bir hayvan...
Hepimizin çocukken korkmayı öğrendiğimiz bir canavar...

Craig Russell
Craig Russell 1956ta (İskoçya) doğdu. Bir süre polis teşkilatında görev aldı, ardından reklam sektöründe metin yazarı ve yaratıcı yönetmenlik yaptı. Russell, uzun süredir Almancayla ve İkinci Dünya Savaşı sonrası Almanya tarihiyle ilgilenmektedir. Çok satan listelerini altüst eden "Kanlı Kartal", on iki yıldır bağımsız yazar olarak çalışan Craig Russell;ın ilk romanıdır.

alla karetmesin bildigim tüm masallar yalanmıs
hepsinin amacı aslında çocukları korkutmakmıs
hepsi iyi kötü savasıymıs aslında
rapunzelin iki çocugu varmıs uyuyan güzel tecavüze ugramıs pamuk prenses hain üvey anneyi kızgın demir ayakkabılarla ölene kadar dans etmeye mahkum etmiş ve aptal hans diye bir masalın gretel diye bir kahramanı varmış
bütün masalların bir alman bir fransız versiyonu varmıs eyvah çocuklugumm :/

Gönderilen Resim
Yoktun ve Tanrı bu ihtimalden hiç bahsetmemişti....

#46 Can Ka No Rey

Can Ka No Rey

    Burası olmadan yaşayamaz

  • Yöneticiler
  • 9.354 Mesaj
  • Cinsiyet:Bay

Gönderim zamanı 27.02.2009 - 19:49

Nasıl kitap, okuyayım mı ? :mad1:

#47 DKNH

DKNH

    εїз Black Mamba 24 km/h hız yapar..

  • Muhabirler
  • 9.404 Mesaj
  • Cinsiyet:Bayan
  • Konum:Yok ki benim bir yedeğim

Gönderim zamanı 27.02.2009 - 20:27

yeapp :mad1:
Gönderilen Resim
Yoktun ve Tanrı bu ihtimalden hiç bahsetmemişti....

#48 WaLe

WaLe

    Kimene!

  • Üyeler
  • 6.730 Mesaj
  • Cinsiyet:Bay
  • Konum:Eskişehir

Gönderim zamanı 23.04.2009 - 00:55

Gönderilen Resim

Kitabın Orjinal Adı : SADECE BAŞBAKAN OKUSUN
Yayınevi : KASHNA KİTAP AÐACI
Yazar : ERDAL DEMİRKIRAN
Kategori : KİŞİSEL GELİŞİM-KİŞİSEL GELİŞİM - GENEL

Kitap açıklaması

Hayatı boyunca hiç kaybetmeyen tek adamım ben. Bir ölümsüz gibi yaşamayı başardığımı düşünüyorum ve öleceğime hiç inanmıyorum; ama olur da bir gün ölürsem, benden bahsederken sakın Hayatını Kaybetti. diye bir ifade kullanmayın; çünkü ben ölmüşsem asla hayatı kaybetmemişimdir. Ben ölmüşsem mutlaka ölümü kazanmışımdır. (kitabın arka kapağından)

Dünyanın En Akıllı İnsanı Şimdi de Sadece Başbakan Okusun diyor! Sadece Başbakan Okusun kitabı Kashna Dahi Fabrikasının kurucusu, Dünyanın En Akıllı İnsanı Erdal Demirkıran tarafından yazarın 8. kitabı olarak kaleme alınmıştır. Yazarın ifadesine göre 2016 yılında yaşanmış gerçek bir hikayeden esinlenerek vücuda getirilen kitap, roman tadında yazılmıştır. Naravenya Cumhuriyetinin Başbakanı olan Barkudza, bir gün durduk yerde bir zarfın üzerinde Sadece Başbakan Okusun yazan bir mektup alır, mektupta yazılanlar başbakanı çok etkiler. Bu yazışmalar esrarengiz bir şekilde tek taraflı olarak devam ederken, başbakan bambaşka bir insana dönüşür ve ülkesini dünyanın en muazzam gücü haline getirir. Kitapta trafikten teröre, ekonomiden dış politikaya kadar yüzlerce soruna, akla biraz fazla uygun çözümler sunan yazara,

- Kitabınızı özetler misiniz? diye sorduğumuzda,

- Bu kitap başbakana gelen o mektuptur! diye cevap vermiştir. Hikayesiyle büyüleyici bir etki bırakacağından hiç şüphe etmediğimiz bu kitap, içindeki 100ü aşkın akıl almaz projeyle de okuyucusunu şaşkına çevirecektir.Sadece Başbakan Okusun mevcut başbakana ya da bilinen herhangi bir başkana yazılmamıştır. Devlet yönetenlere yüzlerce yıl esin kaynağı olacağını düşündüğümüz bu kitap tüm insanlığa hitap etmektedir. Okuyanların vereceği iki tür tepki olacağını tahmin eden yayınevi yetkilileri sözlerini, - Eğer bu kitabı yöneticiler okursa, Biz bunları neden yapmadık ya da yapmıyoruz? sorusunu soracak, kitabı yönetilenler okursa Sahi bunlar neden yapılmıyor? diyerek şaşkına döneceklerdir. diyerek noktaladılar

"YURTTA SULH, CİHANDA SULH"
Gönderilen Resim



’Düşüncenin üstesinden gelemeyen‚ düşünenin üstesinden gelmeye çalışır.

Paul Valéry


#49 WaLe

WaLe

    Kimene!

  • Üyeler
  • 6.730 Mesaj
  • Cinsiyet:Bay
  • Konum:Eskişehir

Gönderim zamanı 05.06.2009 - 01:11

Gönderilen Resim

Türk okurunun daha çok tarihsel romanlarıyla tanıdığı Maalouf, bu kez “medeniyetler çatışması” adı altında kuramsallaşıp yasallaşan ve dünyadaki bütün kültürler ve halklar için felakete yol açacak politikaları eleştiriyor.

Yazar, yaşamın devamlılığının olmazsa olmazı olarak gördüğü hoşgörü çığlığını yeniden duymaya davet ediyor insanlığı...

Çivisi Çıkmış Dünya bir yandan küresel ısınma, enerji kaynakları ve doğal felaketlerle, bir yandan da yanlış ve çıkarcı politikaların doğurduğu ekonomik ve siyasal krizlerle mücadele eden insanlık için bir yol haritası... Kitabın satır aralarında Amerikan politikaları, Avrupa Birliği, 20. yüzyıl Arap siyasi tarihi ve Türkiye’den bahsediliyor.


Maalouf’un bu eseri, her şeye rağmen birbirimize saygı duymayı ve birlikte yaşamayı başarmak isteyenler için bir tür pusula.

..................................................


Türkiye'de kitapları çok okunan Amin Maalouf'un Türkiye ve Atatürk ile ilgili yazısının bir bölümü ...

"(…) Birinci Dünya Savaşı’nın ertesinde, bugünkü Türkiye toprakları çeşitli İtilaf orduları arasında paylaşılırken ve Versailles’da ya da Sèvres’de toplanan Batılı güçler duygusuz biçimde insanlara ve topraklara sahip olurken, Osmanlı ordusunun bu subayı galiplere hayır deme cesaretini göstermiştir. Birçokları karşılaştıkları haksızlıklardan yakınırken, Mustafa Kemal Paşa silaha sarılmış, ülkesini işgal eden yabancı birlikleri kovmuş ve diğer güçleri tasarılarını gözden geçirmek zorunda bırakmıştır.

Bu ender rastlanan tutum “söylemek istediğim, hem yenilmez olarak ün salmış düşmanlarına direnme gözüpekliğini sergilemesi, hem de bu savaşımdan galip çıkması” onun meşruiyet kazanmasına yol açmıştır. Kısa süre içinde, “ulusun kurucusu” konumuna gelen eski subayın Türkiye"yi ve Türkleri istediği gibi yeniden biçimlendirmek için uzun süreli bir gücü vardır artık. Azimle işe koyulur. Osmanlı hanedanına son verir, halifeliği kaldırır, din ile devlet işlerini birbirinden ayırır, sıkı bir laik sistem kurar, halkından Avrupalılaşmasını ister, Arap alfabesinin yerine Latin alfabesini koyar, erkeklerin sakal tıraşı olmasını, kadınlarınsa peçelerini çıkarmasını zorunlu kılar, kendi başındaki geleneksel başlık yerine Batı tarzı şık bir şapka kullanmaya başlar.

Halkı da onu izlemiştir. Çok da şikâyet etmeden, gelenekleri ve inanışları altüst etmesine izin vermiştir. Neden? Çünkü halkını tekrar gururlandırmıştır. Halka haysiyetini geri veren kişi ona pek çok şeyi kabul ettirebilir. Ondan fedakârlıklar, kısıtlamalar isteyebilir ve hatta buyurganca davranabilir; halk yine de onu dinleyecek, savunacak, onun sözünü dinleyecektir; sonsuza dek değil, ama uzun süreliğine. Dine çatsa bile, yurttaşları çok da sırtını dönmeyecektir ona. Siyasette, dinin kendisi bir amaç değildir, düşüncelerden biridir yalnızca; meşruiyet en inançlı olana değil, mücadelesi halkınkiyle aynı olana verilir."


----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

TADIMLIK

Pusulasız bir halde girdik yeni yüzyıla.

Daha ilk aylardan başlayarak, dünyanın hepten çivisinin çıktığını düşündüren kaygı verici olaylar meydana geliyor; üstelik bunlar birçok alanda birden gerçekleşiyor – entelektüel dünyanın, finans dünyasının, iklimin, jeopolitiğin, etiğin çivisi çıkmış durumda.

Şurası da bir gerçek ki arada sırada umulmadık, yararlı dönüşümlere de tanık olunuyor; o zaman da açmaza sürüklendiklerini fark eden insanların, öyle ya da böyle, sanki bir mucize eseriyle bu açmazdan çıkmanın yollarını bulacağına inanmaya başlanıyor. Ama bunun hemen sonrasında bambaşka, daha karanlık, daha sıradan insani itkileri açığa vuran başka kargaşalar açığa çıkıyor ve türümüzün manevi yetersizliğinin eşiğine varıp varmadığı sorgulanıyor yine; tabii eğer hâlâ ilerlemeyi sürdürüyorsa; ya da birbiri ardında sıralanan onca kuşağın kurmaya çabaladığı şeyi yeniden tartışma konusu edebilecek şekilde gerilemeye başlamadıysa.

Burada söz konusu olan ne bir binyıldan diğerine geçerken hissedilen akıldışı sıkıntılar, ne de değişimden ödü patlayanların ya da değişim hızından korkanların ezelden beri ortaya attıkları, durmaksızın yineledikleri lanetler. Benim derdim bambaşka; Aydınlanma Çağı’nın bocaladığını, zayıfladığını ve kimi ülkelerde sona ermek üzere olduğunu gören bir Aydınlanma yanlısının; bir zamanlar özgürlüğün, dünyanın tamamına yayılmakta olduğuna inanan, şimdiyse ona yer olmayan bir dünyanın biçimlendiğini gören, eli kolu bağlı biçimde fanatizmin, şiddetin, dışlamanın ve umutsuzluğun yükselişine tanık olan bir özgürlük tutkununun; her şeyden önce de, aslında sadece, pusuda bekleyen yok oluşa boyun eğmek istemeyen bir yaşam âşığının endişeleri benimkiler.

Hiçbir yanlış anlama olmasın diye ısrarla belirtiyorum: Şimdiki zamana burun kıvıranlardan değilim ben. Çağımızın bize sağladığı şeylerin hayranıyım, son icatları yakından takip edip zaman kaybetmeden gündelik yaşamıma katıyorum onları; tıp ve bilgi-işlem alanlarında kaydedilen ilerlemeler nedeniyle, önceki bütün kuşaklardan çok daha ayrıcalıklı bir kuşağa dahil olduğumun bilincindeyim. Ama gelecek kuşakların da modern yaşamın meyvelerinin tadını çıkarabileceğinden emin olmadan, onların rahatlıkla tadına varamıyorum.

Kaygılarımda aşırıya mı kaçıyorum? Buna pek inanmıyorum ne yazık ki. Hatta, tersine, çoğu doğrulanıyormuş gibi görünüyor gözüme, ilerleyen sayfalarda göstermeye çalışacağım şey de bu; amacım belgelerle doldurulmuş bir dosya sunmak değil, ne de özsaygıyla hareket edip bana ait bir savı savunmak; ben tehlike var diye bağırıyorum ve bu duyulsun istiyorum sadece; öncelikli niyetim çağdaşlarımı, “yol arkadaşlarımı”, bindiğimiz geminin artık dalgalı denizde akıntıya kapıldığına, yolunun, yönünün, görüş alanının, pusulasının bulunmadığına ve batmasını engellemek için acilen bir atılım yapılması gerektiğine inandırmak için doğru sözcükleri bulmak. Denizde önümüzü görerek seyredip, birtakım engellerden kaçınarak ve işleri zamana bırakarak şu hızımızı korumamız yeterli olmayacak. Zaman müttefikimiz değil bizim, yargıcımız. Şu an zaten cezamızın erteleme sürecini yaşıyoruz.

Kendiliğinden denize ilişkin imgeler geliyorsa akla, belki de, öncelikle kaygılarımı şu basit ve sert saptamayla açmalıyım: İnsanlık, evriminin günümüzdeki evresinde, tarihte eşine rastlanmayan yeni tehlikelerle karşı karşıya ve bunlar yepyeni küresel çözümler gerektiriyor; yakın gelecekte bu çözümler bulunmazsa uygarlığımızı büyük ve güzel kılan şeylerden geriye hiçbir şey kalmayacak; kaldı ki, bugüne dek, insanların farklılıklarını aşacağını, düş gücüne dayanan çözümler geliştireceğini, ardından onları hayata geçirmek adına birleşip seferber olacağını ummamızı sağlayabilecek pek az ipucu var; hatta belirtilere bakılırsa dünyanın çivisinin çıkması sürecinde ileri bir evreye gelindiği ve bir gerilemenin önüne geçmenin artık güç olduğu düşünülebilir.

İlerleyen sayfalarda, çeşitli düzen bozuklukları ayrı bölümler halinde ve sistemli bir şekilde ele alınmayacak. Ben daha çok bir fırtınanın ertesi günü, daha şiddetli başka bir fırtına geliyorum derken, bir bahçede gezinen gece bekçisi gibi davranacağım. Adam elinde bir lamba, sakınımlı adımlarla ilerliyor; sık bir ağaç kümesine, ardından bir başkasına ışık tutuyor, ağaçların arasında

bir yol keşfediyor, geri dönüyor, kökünden sökülmüş yaşlı bir ağacın üstüne eğiliyor; sonra bir burna yöneliyor, lambasını söndürüp panoramayı bütünüyle görmeye çalışıyor.

Kendisi ne bitkibilimci, ne tarımbilimci ne de peyzaj mimarı; bu bahçedeki hiçbir şey de onun değil. Ama sevdiği insanlarla birlikte burada yaşıyor ve bu toprağa etki edebilecek her şey onu yakından ilgilendiriyor.

"YURTTA SULH, CİHANDA SULH"
Gönderilen Resim



’Düşüncenin üstesinden gelemeyen‚ düşünenin üstesinden gelmeye çalışır.

Paul Valéry


#50 tandem

tandem

    Sadık bir ziyaretçidir

  • Üyeler
  • 1.157 Mesaj
  • Cinsiyet:Bayan
  • Konum:artık kendi evinde..

Gönderim zamanı 18.07.2009 - 22:59

Gönderilen Resim

Kanlı Masallar
Craig Russell


Çeviren: Boğaç Erkan

Hamburg yakınındaki kasvetli bir kumsalda bir genç kız cesedi bulunur. Kızın katılaşmış parmaklarının arasına sıkıştırılmış bir mesaj vardır: "Yeraltındaydım ve artık eve dönme zamanım geldi..."
Hamburg Cinayet Masası Başkomiseri Jan Fabel bu işi yapan karanlık ruhun çarpık düşünce yapısını kavramaya çalışmaktadır. Dört gün sonra, gene Hamburg yakınlarındaki ıssız bir ormanın derinliklerinde, gırtlakları boydan boya yarılmış bir kadın ve erkek cesedi bulunur; bu kez, kurbanların avuçlarına, aynı takıntılı elyazısıyla not edilmiş "Hänsel" ve "Gretel" isimleri iliştirilmiştir.
Çok geçmeden, işlenen her yeni cinayetin, yaklaşık iki yüzyıl önce Grimm Kardeşler tarafından derlenen halk masallarına yapılan korkunç bir gönderme olduğu anlaşılır.
Başlatılan sürek avının hedefi, kadim halk masallarında saklı, en karanlık, en derin korkuları deşmekte olan bir seri katildir.
Öldürüp karanlıkta kaybolan yırtıcı bir hayvan...
Hepimizin çocukken korkmayı öğrendiğimiz bir canavar...

Craig Russell
Craig Russell 1956ta (İskoçya) doğdu. Bir süre polis teşkilatında görev aldı, ardından reklam sektöründe metin yazarı ve yaratıcı yönetmenlik yaptı. Russell, uzun süredir Almancayla ve İkinci Dünya Savaşı sonrası Almanya tarihiyle ilgilenmektedir. Çok satan listelerini altüst eden "Kanlı Kartal", on iki yıldır bağımsız yazar olarak çalışan Craig Russell;ın ilk romanıdır.

alla karetmesin bildigim tüm masallar yalanmıs
hepsinin amacı aslında çocukları korkutmakmıs
hepsi iyi kötü savasıymıs aslında
rapunzelin iki çocugu varmıs uyuyan güzel tecavüze ugramıs pamuk prenses hain üvey anneyi kızgın demir ayakkabılarla ölene kadar dans etmeye mahkum etmiş ve aptal hans diye bir masalın gretel diye bir kahramanı varmış
bütün masalların bir alman bir fransız versiyonu varmıs eyvah çocuklugumm :/

hakikaten yaa tüm o masalların bu eski versiyonlarını öğrendikçe şok oldum bende :huh:
ama kitap çok güzeldi elimden bırakamadan okudum kesinlikle tavsiye ederim kanlı kartal ve kanlı masalları
sıra eternale geldi :D okuyan varmı acabaaa :)
BAZEN SUSMAK ÇOK ŞEY ANLATIR....

#51 tandem

tandem

    Sadık bir ziyaretçidir

  • Üyeler
  • 1.157 Mesaj
  • Cinsiyet:Bayan
  • Konum:artık kendi evinde..

Gönderim zamanı 18.07.2009 - 23:16

ölümsüz

Gönderilen Resim

24 saat arayla işlenen iki cinayet; iki tanınmış isim: Biri radikal solcu ve çevre aktivisti, diğeri genetik uzmanı. İki kurbanın da kafa derisi yüzülmüş!



Olay yeri inceleme ekipleri iki cinayet mahallinde de tek bir kızıl saç teli bulur. Bu saç kurbanlara ait değildir. Aynı kişiden, yirmi yıl önce kesilmiştir. Jan Fabel ve Cinayet Masası ekibi katili bulmaya çalışırken bir yandan da siyasetçilerin ve medyanın baskısıyla başa çıkmak zorundadır.



Fabel, kendisini, kökeni on altı yüzyıl öncesine dayanan bir gizem, saplantı ve intikam ağının içinde bulur. Antik bir mumya, çoktan dağılmış bir terör örgütünün lideri ve eski hayatında kendisine ihanet edenlerden intikam almak üzere yeniden dünyaya gönderildiğine inanan bir katil arasındaki garip bağlantıyı çözmek zorundadır.



bu kitap kanlı kartal ve kanlı masallardan sonra serinin üçüncü kitabı yeni okumaya başladım
BAZEN SUSMAK ÇOK ŞEY ANLATIR....

#52 DKNH

DKNH

    εїз Black Mamba 24 km/h hız yapar..

  • Muhabirler
  • 9.404 Mesaj
  • Cinsiyet:Bayan
  • Konum:Yok ki benim bir yedeğim

Gönderim zamanı 04.08.2009 - 16:02

Gönderilen Resim
KOLONİ
Yazan-Jean Christophe Grangé

Grangé’nin uzun zamandır beklenen romanı...
Soluğunuzu kesen tempo, heyecan ve gerilim hiç bitmeyecek!


Onlar Çocuktular...
En mükemmel elmasların saflığındaydılar...
Ne ufak bir lekeleri...Ne de en ufak bir kusurları vardı...
Ve ne de en ufak bir günahları...
Ama onların saflığı kötülüğün saflığıydı...
Paris’te bir Ermeni katedralinde işlenen bir cinayet. Kan yok, cinayet aleti yok, yara bere yok…
Biri yaşlı ve huysuz emekli bir polis, diğeri Çocuk Bürosu’nda görevli, ancak açığa alınmış uyuşturucu müptelası genç bir polis. Bu ikisi, gitgide hunharca bir hal alan ve peşpeşe işlenen cinayetlerin katilini veya katillerini bulmak için birlikte çalışmak zorundadır. Birbirlerine ihtiyaçları vardır, birbirlerini tamamlamaktadırlar. Ancak bu cinayetler sıradan bir seri katilin işi değildir. Gizli servisler, naziler,Yahudiler, ülke içinde ülkeler, ve “siyah bölgeler”… Sanki birileri bir şeyleri gizlemek istemektedir.
Fransa’nın göbeğinde başka bir ülke olabilir miydi?
Bu ülkeye kim veya kimler göz yumuyordu?
Burada neler yapılmaktadır?
Kaçırılan çocuklar ile öldürülenler arasındaki bağ nedir?
İki polisin çabası cinayetleri açığa kavuşturmaya yetecek midir?
Yoksa…
Gönderilen Resim
Yoktun ve Tanrı bu ihtimalden hiç bahsetmemişti....

#53 REBEL

REBEL

    Burası olmadan yaşayamaz

  • Üyeler
  • 6.906 Mesaj
  • Cinsiyet:Bayan

Gönderim zamanı 04.08.2009 - 16:09

İşte buu <_< Süpper haftasonu kesin alıyorum :P

...


#54 Can Ka No Rey

Can Ka No Rey

    Burası olmadan yaşayamaz

  • Yöneticiler
  • 9.354 Mesaj
  • Cinsiyet:Bay

Gönderim zamanı 04.08.2009 - 18:06

Ben bitirdim bile. :P

Aklıma gelmişken yöneticilere de bir tavsiyede bulunayım.

''Yeni Çıkanlar'' ya da ''Çok Satanlar'' diye bir bölüm açılsa, biz de bu kitapları ayrı konular halinde tek tek tanıtsak nasıl olur ?

Bence çok iyi olur. shy yapar bu işi. :P

Bu mesaj Roy tarafından düzenlendi. Düzenleme zamanı: 04.08.2009 - 18:09


#55 DKNH

DKNH

    εїз Black Mamba 24 km/h hız yapar..

  • Muhabirler
  • 9.404 Mesaj
  • Cinsiyet:Bayan
  • Konum:Yok ki benim bir yedeğim

Gönderim zamanı 07.08.2009 - 15:37

Gönderilen Resim
Gaia Teorisi
Maxime Chattam

Çeviren: Alev Özgüner

Avrupa Komisyonu yetkilileri çok önemli, son derece gizli bir meselenin çözümü için sizin yardımınızı istedi.

Karınız hiç tanımadığınız bir adamla birlikte dünyanın öbür ucundaki bir adaya gönderildi ve onlardan hiçbir haber alamıyorsunuz.

Korkunç bir fırtına yüzünden bir dağın zirvesinde, gizemli bilimsel olayların ortasında mahsur kaldınız.

Bu arada son elli yılda seri katillerin sayısı on kat arttı.

Ve şiddet kapıda…

Hâlâ korkmuyor musunuz?
Korksanız iyi olur…

Maxime Chattam

Maxime Chattam 1976 yılında Fransa’da doğdu. Lise yıllarında tiyatro dersleri almaya başladı. Üniversite yılları küçük rollerle geçti, ancak bu arada öykü ve roman denemeleri yazmaya başlamıştı. Daha sonra polisiye tutkusunu gerçekleştirmek için bir yıl kriminoloji eğitimi aldı. Adlî tıp, suçlu psikolojisi ve kriminal polislik konularında da kendini geliştirdi. Ve ilk romanı “L’ame du Mal” (Kötü Ruh) 2002 yılında yayımlandı. Onu aynı kahramanın hikâyelerini anlatan iki roman izledi: “İn Tenebris” (2003) ve “Malefices” (2004). Her iki roman da Doğan Kitap’ın yayın programındadır.
Gönderilen Resim
Yoktun ve Tanrı bu ihtimalden hiç bahsetmemişti....

#56 Can Ka No Rey

Can Ka No Rey

    Burası olmadan yaşayamaz

  • Yöneticiler
  • 9.354 Mesaj
  • Cinsiyet:Bay

Gönderim zamanı 07.08.2009 - 15:39

Alinda gözümüz aydın, Chattam'ın yeni kitabı çıkmış. Ne kadar sevindiğimi anlatamam. Birazdan çıkıp alacağım. :)

#57 DKNH

DKNH

    εїз Black Mamba 24 km/h hız yapar..

  • Muhabirler
  • 9.404 Mesaj
  • Cinsiyet:Bayan
  • Konum:Yok ki benim bir yedeğim

Gönderim zamanı 07.08.2009 - 16:23

:D :P :D
durr çıkmaaa çok sıcakk :P
kıskanclıktan değil
yarın al benden önce almaa :P
Gönderilen Resim
Yoktun ve Tanrı bu ihtimalden hiç bahsetmemişti....

#58 antiqa

antiqa

    Burası olmadan yaşayamaz

  • Yöneticiler
  • 7.424 Mesaj
  • Cinsiyet:Bay

Gönderim zamanı 07.08.2009 - 17:20

internet'e düşmemiş daha kitap alacaktım da hepinizden önce. :blink:

#59 Can Ka No Rey

Can Ka No Rey

    Burası olmadan yaşayamaz

  • Yöneticiler
  • 9.354 Mesaj
  • Cinsiyet:Bay

Gönderim zamanı 07.08.2009 - 17:28

Ben bu akşam alır, gece başlar, yarında bitiririm. :blink:

#60 Can Ka No Rey

Can Ka No Rey

    Burası olmadan yaşayamaz

  • Yöneticiler
  • 9.354 Mesaj
  • Cinsiyet:Bay

Gönderim zamanı 07.08.2009 - 20:37

Lanet olsun kitap daha çıkmamış. *öberah





Benzer Konular Daralt

  Konu Forum Konuyu Açan İstatistikler Son Mesaj Bilgisi

2 kullanıcı bu konuya bakıyor

0 üye, 2 ziyaretçi, 0 gizli