İçerik değiştir



- - - - -

'Ergenekon'da polisten şaşırtan itiraf!


  • Yanıtlamak için giriş yapın
bu konuya 8 yanıt verildi

#1 ebarah

ebarah

    Onun için takıntı haline geldik

  • Dokunulmazlar
  • 2.132 Mesaj
  • Cinsiyet:Bay
  • Konum:Zeytinburnu

Gönderim zamanı 26.01.2011 - 14:36


İstanbul Emniyeti,sanığı Teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin gözaltında bulunduğu sırada el konulan cep telefonuna, bir Hizb-ut Tahrir üyesinin rehberini eklediklerini itiraf etti. Mahkemenin isteği üzerine hazırlanan tutanakta, “Rehber yanlışlıkla Çelebi’nin telefonu- na eklenmiş” ifadesi yer aldı



Ergenekon davasının 20 Eylül 2010’daki duruşmasında önemli bir iddia gündeme gelmişti. 13. Ağır Ceza Mahkemesi üyesi Sedat Sami Haşıloğlu, Kara Pilot Teğmen Mehmet Ali Çelebi’ye “Telefonunda eşin ve kaynanan diye kayıtlı kişiler var. Ancak sen bekârsın. Bu numaralar da Hizb-ut Tahrir üyesi Mahmut Oğuz Kazancı’nın telefon rehberi ile aynı. Kazancı ile ilişkin nedir?” diye sordu. Bekar olduğunu, Kazancı ve bu numaralarla bir ilişkisinin olmadığını kaydeden Çelebi’nin net ifadesinin ardından mahkeme heyeti, cep telefonunun sinyal kayıtlarının TİB’den alınması ve telefonun da bilirkişi tarafından incelenmesini kararlaştırdı.

VATAN şok rapora ulaştı

VATAN, iddia üzerine mahkemenin talebi üzerine hazırlanan bilirkişi raporuna ulaştı. Bilirkişiler Murat Akman ve Ramazan Akkan’ın hazırladığı rapora göre Çelebi’nin telefonunun hafızasında 531 numara kayıtlı. Kişilerin telefona kayıt tarihlerine göre sıralanan rehbere en son kayıt 15 Eylül 2008 tarihinde “Cevo” ismiyle girilmiş. Bu tarihten üç gün sonra yani 18 Eylül 2008 tarihinde Ergenekon operasyonu dâhilinde arandığını öğrenen Teğmen Çelebi, Ankara’da Merkez Komutanlığı’na teslim oldu. Çelebi’nin telefonu incelenmek üzere 19 Eylül’de İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne ulaştı. Telefon, TİB’in sinyal verilerine göre aynı gece 23:52:54 ile 23:54:05 dakikaları arası 1 dakika 23 saniye açıldı ve Emniyetin bulunduğu Vatan Caddesi Fatih Metro İstasyonu’ndan sinyal aldı. Bilirkişi raporuna göre, telefon hafızasının 392 numaralı sırasından başlayarak aynı tarih ve aynı saatte sırasıyla 139 numara kaydedildi.

‘Yanlışlıkla yükledik’

Tüm bu gelişmeler üzerine dün yeni bir belge ortaya çıktı. Eylül ayındaki duruşmadan sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Organize Şube Müdürlüğü, 21 Aralık 2010 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği tespit tutanağında şu çarpıcı değerlendirme yer aldı: “Çalışmalar sonucunda Mahmut Oğuz Kazancı’nın telefonuna ait rehber bilgilerinin sehven Mehmet Ali Çelebi’nin telefonuna ait rehber dökümlerinin içerisine eklenmiş olabileceği değerlendirilmiştir.”

‘Resmen itiraf ettiler’

Çelebi’nin avukatı Celal Ülgen, emniyetin dolaylı da olsa resmen ekleme yaptığını itiraf ettiğini söyledi. Ülgen, eklemenin ya telefondan telefona ya da bir cihazdan Çelebi’nin telefonuna yapılmış olabileceğini belirterek, polisin açık açık böyle bir itirafta bulunamadığını, bu yüzden de dolaylı olarak bu şekilde suçu kabullendiğini söyledi.

MEHMET ALİ ÇELEBİ NEDEN SUÇLANIYOR?

İkinci Ergenekon davası sanıklarından Teğmen Mehmet Ali Çelebi, Ergenekon örgütünün ara yöneticisi olmaktan müebbet hapis istemiyle yargılanıyor. Halen Hasdal Askeri Cezaevi’nde tutuklu olan Çelebi, “Silahlı Terör Örgütü Yönetme, Hukuka Aykırı Olarak Kişisel Verileri Kaydetmek”la suçlanıyor.

Müebbet isteniyor

İkinci Ergenekon İddianamesinde, Teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin, Ergenekon terör örgütünün talimatı ile Hizbut Tahrir örgütüne sızdığı ve bu kapsamda çalışmalar gerçekleştirdiği iddia ediliyor. Bunun Ergenekon’un naylon terör örgütleri kurma, mevcut terör örgütlerine sızma, kontrol altında tutma ve amacı doğrultusunda kullanma faaliyetlerine girdiği de belirtiliyor. Çelebi müebbet hapisle yargılanıyor.
*******************************************************



Fetoşun ve hırsız AKP'nin silahlı gücü emniyet, çok güzel çalışıyor doğrusu(!). Bu sefer kuyruk dışarıda kaldı.

 580023663830.jpg


#2 shy

shy

    xrÜt / kudI

  • Kurucular
  • 16.791 Mesaj
  • Cinsiyet:Bay

Gönderim zamanı 26.01.2011 - 17:53

Ohaa baba ohaa hatta çüşş... Adamlara bak
DOÐRUNUN SÖYLENMESİNDEN ÇOK, KİM TARAFINDAN, NEREDE VE NE ZAMAN SÖYLENDİÐİ ÖNEMLİDİR.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Gönderilen Resim

#3 _RomantizmA_

_RomantizmA_

    Pembeler içinde uçuk MAVİ

  • Üyeler
  • 3.232 Mesaj
  • Cinsiyet:Bay
  • Konum:VatanToprağı
  • İlgi Alanları:sonsuzluk; ölüm...

Gönderim zamanı 26.01.2011 - 18:32

La yanlışlıkla birinin telefon rehberi bir başkasına yüklenemez mi ne var bunda?
"ergenekon terör örgütü(!)" sakladığı silahları 2 yıl sonrasının gazetesine sarmıştı bu da onun gibi bir yanlışlık işte...

Yoksa siz padişahımızın tespit ettiği ülkemizin huzurunu bozmak isteyen "aynı grup musunuz?"...

Adalet bir gün herkese lazım olacak... Kralımıza bile!




[Bebeğim Öldü]

Hayatımın gerçek öykülerine ayrılan bir filmin soundtrack’ındayım
Bir yazar mıyım yoksa tek şiirlik şair mi?
Notumu verdi hocalarım nasihati koydum cebime
Ve zorda kalana dek çıkarmadım..
Ve ben bozuk paraydım anlaşılamadan çiklet oldum
Ve ben bütündüm yaramı sevgilimde bırakıp yarımı sokağa attım
Canımı yolda buldum canıma teslim ettim; canına okudum
Canıma kastım…



#4 waranko

waranko

    Boş vakti boldur

  • Üyeler
  • 760 Mesaj

Gönderim zamanı 27.01.2011 - 12:35

Mustafa Mutlunun Bu yazısını okuyunca; Teğmen Mehmet Ali Çelebi'nin savunmasına kulak tıkayanların artık ADALET, özgürlük ve demeokrasiden bahsetme yetkileri Kalmamış demektir.
Polisin savunması ise bana göre hava da kalıyor. Polis bizim güvencemiz olduğunu düşünüyoruz. Bunun böyle devam etmesi için kimlerin yaptığını tesbit edip olayı aydınlatmalıdır.
Yazıdaki; Olaylara ve durumlara bakınca Polis ile Teğmen Mahkeme salonun da yanlış yer de oturuyorlar.
Buyurun okuyun...
.........
Vatan gazetesi yazarı Mustafa Mutlu Soruyor;

Teğmeni yakanlar için hiçbir işlem yapılmayacak mı?
İkinci Ergenekon Davası’nın sanıklarından Teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin başına gelenleri günlerdir yazıp duruyorum...
Bu teğmen, “Ergenekon Terör Örgütü’nün talimatıyla Hizb-ut Tahrir örgütüne sızmak”la suçlanıyor ve ömür boyu hapsi isteniyor...

Polis bu iddiayı güçlendirmek için, Çelebi’nin telefonuna, Hizb-ut Tahrir üyesi bir kişinin telefonundaki 139 kişinin numarasını aktardı...

Teğmen büyük bir hukuk mücadelesi verdi ve telefonundaki bu bilgilerin, gözaltına alınmasından sonra İstanbul Emniyeti’ndeki “birileri” tarafından rehberine eklendiğini kanıtladı.

İstanbul Emniyeti de mahkemeye gönderdiği yazıyla Teğmen’in bu iddiasını kabul etti... Cep telefonuna o bilgilerin, kendileri tarafından “sehven” yani yanlışlıkla konulduğunu itiraf etti...

***


İyi de; nasıl inanacağız bu savunmaya?
Bir subayın, “ömür boyu hapis cezası” istemiyle yargılanmasına neden olan bu inanılmaz olayın, gerçekten küçük bir “hata” olduğunu nasıl kabulleneceğiz?
Hanefi Avcı da kitabında yazdı; cümle âlem biliyor ki, emniyet içinde “F Tipi yapılanma”ya mensup çok sayıda emniyet görevlisi var...

Bir subayı, terörist haline getiren bu “hata”yı, onlardan birinin bilerek ve isteyerek yapmadığından nasıl emin olacağız?

Eğer öyleyse; onlardan hesap sormayacak mıyız?
Yakalarına yapışmayacak mıyız?

YÜREKLİ SAVUNMA

Bakın; askeri liseyi birincilikle, Harp Akademisi’ni de dördüncülükle bitirmiş olan bu teğmen, 24 Kasım 2009’da mahkemede yaptığı savunmada neler söylemiş:
“Sayın Başkan, mahkemenizin yargılama şekli TSK’ya hayasızca saldıranlara cesaret vermektedir. Bizler neden hedefiz biliyor musunuz? Bu sorunun yanıtı, Mustafa Kemal’in Afyonkarahisar Kolordu Dairesi’nde subaylara yaptığı konuşmada gizlidir:

‘Kuvvet ordudur! Düşmanlar milletimizi bağımsızlıktan mahrum etmek için evvela onu ordudan mahrum etmek çarelerine giriştiler, kumandanlarımıza ve subaylarımıza tecavüz etmeye başladılar. Ordumuzu tamamen lağvederek, milleti bağımsızlığını muhafaza için muhtaç olduğu dayanak noktasından mahrum etmeye teşebbüs ettiler. Herhalde ordu, düşmanlarımızın birinci taarruz hedefi oldu. Orduyu imha etmek için mutlaka subayları mahvetmek ve aşağılamak lazımdır. Bundan sonra milleti koyun sürüsü gibi boğazlamakta engeller ve müşkülat kalmaz.’
Unutmayalım; ordu milletin namusudur. Bizler önce şeref sonra hayat anlayışıyla yetiştirildik. Er veya geç aklandığımızda savcılar kendilerine Mustafa Kemal’in sözünde yer beğensinler!

Vatan hainleri, biz şerefli Türk subaylarını karalamak için savcıların teşvikiyle tanık olabiliyorlar. Ben terörist, onlar demokratik gerilla...

Benim evime rejimin teminatı polis, bir orduyla ‘Kapıyı kırarız’ tehdidiyle giriyor, sahte evrak tanzim ediliyor. Tutuklandıktan sonra ailem sürekli rahatsız ediliyor. Babamın iş yeri gasbediliyor. Diğer taraftan bebek katillerinin ayaklarına savcılar gidiyor, bir kırmızı halı serilmediği kalıyor. Neden? Çünkü ben terörist, onlar barış elçisi...

Türk milleti adına karar verdiğini söyleyen yüce heyet, acaba, Türk milletinin, teröristi subayına yeğlediğini mi düşünüyor? Türk yargısı, teröristi aklama, subayı aşağılama kurumu mudur?”


***

İstanbul Emniyeti suçunu itiraf etti... Şimdi sıra; komplo yoluyla suç ve suçlu üretenleri yargıya teslim etmesinde...
Haydi; Sayın İçişleri Bakanı, neden susuyorsunuz?
Neden sadece “bakmakla” yetinip, bu inanılmaz skandal karşısında harekete geçmiyorsunuz?


*****

GÜNÜN SORUSU

WikiLeaks’in dün yayınladığı belgelere göre Başbakan Erdoğan, 2004 yılında Hollanda Dışişleri Bakanı’na, “Ordu kontrolümde değil... Bu nedenle Ege’deki uçuşları durduramıyorum” diye yakınmış... Aradan altı yıldan fazla zaman geçti... Sorum Başbakan’a:
Ordu artık kontrolünüze girdi mi?


*****

AKP’li vekil nereden bilsin?

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun AKP’yi Hizbullah’la ilişkilendirmesi Başbakan’ı çok kızdırmıştı...
Kılıçdaroğlu da, “Batman ve Van’da AKP’li vekiller 2010’un ağustos ayında Hizbullah derneklerine gitti” diye iddiasının arkasında durmuştu...

Dün bu iddiaya AKP Batman Milletvekili Ahmet İnal’dan yanıt geldi. İnal, Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen Mustazaf-Der’i ziyaret ettiğini doğrulayarak, “Mustazaf-Der Hizbullah’ın derneği mi değil mi biz onu bilemeyiz.” demiş...


***

Haklı canım; onlar daha çok kim Ergenekoncu, kim değil onu biliyorlar...

#5 Melih

Melih

    Giggity Giggity Goo!

  • Kurucular
  • 8.516 Mesaj
  • Cinsiyet:Bay
  • Konum:Bahçelievler - İstanbul
  • İlgi Alanları:Sadece Harabe.net :)

Gönderim zamanı 27.01.2011 - 22:22

Bilirkişi İstanbul Emniyeti'ni yalanladı
Ergenekon davasının tutuklu sanığı teğmen Mehmet Ali Çelebi'nin telefonuna yasadışı bir örgütle bağlantılı kişilerin isimlerinin yüklendiği bilirkişi raporuyla kesinleşti.


İkinci Ergenekon davasının tutuklu sanığı tegmen Mehmet Ali Çelebi’nin telefonuna Hizb-ut Tahrir örgütüyle bağlantılı kişilerin telefon numaralarının yüklenmesine ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı.

Telefon ve sim kartı inceleyen 2 bilirkişi, Hizb ut Tahrir örgütü üyeleğinden yargılanan Mahmut Oğuz Kazancı'nın cep telefonundaki isimlerin, teğmen Çelebi'nin cep telefonuna yüklendiğini belirledi.

Yani bilirkişi raporu, İstanbul Emniyeti’nin "teğmenin telefonuna yükleme yapılmadı, Kazancı'ya ait telefon dökümü kayıtları, yanlışlıkla teğmenin kayıtlarına eklendi" yönündeki açıklamasını doğrulamadı.

Bilirkişi, teğmenin telefonuna yükleme yapıldığına dair bilgeleri ve fotoğrafları içeren raporu mahkemeye gönderdi.

Bilirkişi raporunda yer alan telefonun fotoğraflarında, Hizb-ut Tahrir örgütü üyesi olmak suçundan yargılanan Kazancı'ya ait olan bacanak, eşim, kaynana ve isimler adına yapılan kayıtlar yer aldı.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, delil üretildiği iddiaları üzerine hem adli hem de idari soruşturma başlatıldığını açıklamıştı. ''Yanlış yapan varsa cezasını görür'' diyen Atalay, gün içinde yaptığı açıklamada, ''Hem yargı hem idari inceleme yoluyla takip ediyoruz. Sonucu, biz de önemli görüyoruz” şeklinde konuşmuştu.

Teğmen Mehmet Ali Çelebi'nin avukatları ise olaydan sorumlu tuttukları 3 polis hakkında suç duyurusunda bulundu.

ntvmsnbc
2000 - 2010


bit.gifladybug.gif


#6 _RomantizmA_

_RomantizmA_

    Pembeler içinde uçuk MAVİ

  • Üyeler
  • 3.232 Mesaj
  • Cinsiyet:Bay
  • Konum:VatanToprağı
  • İlgi Alanları:sonsuzluk; ölüm...

Gönderim zamanı 27.01.2011 - 23:03

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, delil üretildiği iddiaları üzerine hem adli hem de idari soruşturma başlatıldığını açıklamıştı. ''Yanlış yapan varsa cezasını görür'' diyen Atalay, gün içinde yaptığı açıklamada, ''Hem yargı hem idari inceleme yoluyla takip ediyoruz. Sonucu, biz de önemli görüyoruz” şeklinde konuşmuştu.


Kesin görecekler zaten; bu kadarda aleni yapılmazın cezasını... Ardından halkın gazı alınır ve yeniden izleri belli oluncaya kadar yüksek demokrasi'ye devam...


Halk mı? Koy g.tüne rahvan gitsin! (başka türlü uyanacağımız yok tam gaz devam)




[Bebeğim Öldü]

Hayatımın gerçek öykülerine ayrılan bir filmin soundtrack’ındayım
Bir yazar mıyım yoksa tek şiirlik şair mi?
Notumu verdi hocalarım nasihati koydum cebime
Ve zorda kalana dek çıkarmadım..
Ve ben bozuk paraydım anlaşılamadan çiklet oldum
Ve ben bütündüm yaramı sevgilimde bırakıp yarımı sokağa attım
Canımı yolda buldum canıma teslim ettim; canına okudum
Canıma kastım…



#7 pac

pac

    Burası olmadan yaşayamaz

  • Dokunulmazlar
  • 13.198 Mesaj
  • Cinsiyet:Bay
  • Konum:Barcelona
  • İlgi Alanları:Güzel olan herşey =)

Gönderim zamanı 28.01.2011 - 04:46

ihale kala kala teğmenemi kalacak yoksam *drunk
YAŞAMAK BİR UMUTTUR...

#8 _RomantizmA_

_RomantizmA_

    Pembeler içinde uçuk MAVİ

  • Üyeler
  • 3.232 Mesaj
  • Cinsiyet:Bay
  • Konum:VatanToprağı
  • İlgi Alanları:sonsuzluk; ölüm...

Gönderim zamanı 09.02.2011 - 01:57

EMNİYET BALYOZ HATASINI KABUL ETTİ

İstanbul Emniyeti’nde son dönemde tuhaf gelişmeler oluyor. Sanıkların telefonlarına numara yüklemeye kadar varan yanlışlıklar dizisi artık komediye döndü.


Bu sefer konu, hem Odatv’yi, hem de Emniyet belgeleriyle ilgili günlerdir yorum yapan Nazlı Ilıcak’tan Taraf’ın toy yazarına kadar tüm yandaş medyayı ilgilendiriyor.


BALYOZ BELGELERİ ÇÜRÜTÜLMÜŞTÜ


Balyoz Davası’nda, savcılık soruşturmasına konu olan “darbe planlarındaki” pek çok olayın 2005-2008 aralığında gerçekleşmesi planlara ilişkin şüpheleri artırdı. Nihayetinde söz konusu darbe semineri 5-7 Mart 2003 tarihinde gerçekleşmişti. Nasıl oluyordu da 2003 sonrasında kurulan dernekler, gerçekleşen atamalar, faaliyete giren hastaneler bu planların içerisinde yer alıyordu? Bu durum planların 2003 sonrasında birileri tarafından hazırlanmış olduğu iddialarını güçlendiriyordu.


GÖLCÜK ARAMASIYLA HAREKETE GEÇTİLER


İşte bu soruya yandaş medya Gölcük Donanması’nda yapılan aramalardan sonra bir çözüm buldu. Zaman’ın başlattığı kampanyaya göre; Gölcük’ten çıkan belgeler askerlerin 2003 sonrasında güncelleme yaptığını gösteriyordu.


Gazete iddiasını, 27 Aralık 2010 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nin hazırladığı rapora dayandırıyordu. Gerçekten de polisin hazırladığı tutanağın 15. sayfasında EK Ð LAHİKA-4 isimli belgenin CETVEL-A’sı hakkında şöyle yazıyordu: “Teknik özellikleri incelendiğinde, belgenin 05.02.2003 tarihinde Namık Sevinç isimli kullanıcı tarafından oluşturulduğu ve gsalkaya isimli kullanıcı tarafından 19.02.2008 tarihinde son kez kaydedildiği görülmüştür.” Tüm raporda bütün belgeler için 2003 tarihi verilirken yalnızca bir belge için tek bir yerde 2008 tarihi veriliyordu.


ODATV YALANLADI


Odatv o gün, söz konusu “EK Ð LAHİKA-4 isimli belgenin CETVEL-A” belgesi üzerinde bir inceleme yaptı. (İlgili haberimizi okumak için tıklayınız) İddianamedeki belgenin orjinalinde belgenin son değiştirilme tarihi olarak 19.02.2003 yazıyordu.


(O gün yayınladığımız görseli görmek için tıklayınız)


Odatv bu delil ile de yetinmedi…


30 Aralık 2010 tarihinde, yani ilk rapordan 3 gün sonra aynı belge üzerine yine polisin hazırladığı rapordan şu satırları verdi: “Dosya özelliklerine bakıldığında; ‘Namık Sevinç’ tarafından yazıldığı, içerik oluşturma tarihinin ‘05.02.2003 11:06’ olduğu, son kaydedenin “gsalkaya” ve son kaydetme tarihinin “19.02.2003 15:16” olduğu tespit edilmiştir.”


Kısacası bizzat polisin kendisi bir sonraki raporunda aynı belgenin son kaydedilme tarihi olarak 2003 yılını veriyordu.


EMNİYET HATASINI KABUL ETTİ



Odatv’nin haberinin Ümit Zileli tarafından okunduğu Kanaltürk’teki “Ters Cephe” programında ise Taraf’ın toy yazarı Odatv’yi “yalancılık” ile itham etti. Yandaş medya Odatv’nin yalan söylediğini iddia etti.


Ancak İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün mahkemeye gönderdiği yazıyla tüm gerçek anlaşıldı. Emniyet Müdürlüğü bir kere daha “sehven” 2003 yerine 2008 yazdığını kabul etti. Emniyet Müdürlüğü açıklamasında şöyle söylüyordu: “gsalkaya kullanıcı ismiyle son kez kaydedilen tüm belgelerin son kaydetme tarihinin 19 Şubat 2003 olduğu görülmüş, belgenin teknik özellikleri verilirken de tamamen orijinal özelliklere sadık kalınarak objektif bakış açısı ile incelemeler yapılmışken belgenin yıl kısmında 2003 yerine 2008 tarihi sehven yazılmıştır. Zaman bakımından belgelerin uyumu, aynı içeriğe sahip belgelerin art arda verilmesi ve bu durumun tespite ait netice ve kanaat kısmında ele alınması, belgelerin tarihsel uyumu, kısacası tutanağın kendi içerisindeki bütünlüğü de yanlışlığın sehven yapıldığını göstermektedir”


Kısacası yandaş medyanın bir süre yürüttüğü kampanyada yalan söylediği net olarak ortaya çıktı. Odatv’nin verdiği bilgiler ise bizzat emniyetin geri adım atmasıyla doğrulandı.


Şimdi geriye bir sorunun cevabı kalıyor:


Emniyet neden sürekli davanın kaderini etkileyecek hatalar yapıyor?


Barış Terkoğlu

Odatv.com


------------------------------------------
*fiuv *fiuv




[Bebeğim Öldü]

Hayatımın gerçek öykülerine ayrılan bir filmin soundtrack’ındayım
Bir yazar mıyım yoksa tek şiirlik şair mi?
Notumu verdi hocalarım nasihati koydum cebime
Ve zorda kalana dek çıkarmadım..
Ve ben bozuk paraydım anlaşılamadan çiklet oldum
Ve ben bütündüm yaramı sevgilimde bırakıp yarımı sokağa attım
Canımı yolda buldum canıma teslim ettim; canına okudum
Canıma kastım…



#9 pac

pac

    Burası olmadan yaşayamaz

  • Dokunulmazlar
  • 13.198 Mesaj
  • Cinsiyet:Bay
  • Konum:Barcelona
  • İlgi Alanları:Güzel olan herşey =)

Gönderim zamanı 09.02.2011 - 16:10

hatacık *ihi
YAŞAMAK BİR UMUTTUR...





Benzer Konular Daralt

  Konu Forum Konuyu Açan İstatistikler Son Mesaj Bilgisi

3 kullanıcı bu konuya bakıyor

0 üye, 3 ziyaretçi, 0 gizli